Yatırım ve Duygular
Yatırım ile ilgili psikolojik faktörlere, kitaplarda, makalelerde ve ilgili her türlü medyada ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir. Piyasanın “kötü” hareketlerinin neden olduğu duygulara değindiğim bu makaledeki düşünceler muhtemelen yeni olmayacaktır ancak bazı yatırımcılar için bu durumlarla nasıl başa çıkabilecekleri yeni bir keşif olabilir. Piyasa sihirbazı olduğumu iddia etmiyorum ancak bana çok yardımcı olan bazı noktalar diğer yatırımcılara da yardımcı olabilir.
Öncelikle, hiçbir işlem stratejisinin veya yatırım planının, ne kadar başarılı olursa olsun, düzgün bir şekilde uygulanmadıkça kesinlikle hiçbir işe yaramayacağını düşündüğümü belirtmek isterim. Sanırım büyük bir çoğunluk da bu konuda benimle aynı fikirdedir. Ancak, çok başarılı olmamasına rağmen son derece düzgün bir şekilde uygulanan bir stratejinin daha iyi sonuçlar verebileceği görüşü zihinlerimizde bir soru işareti yaratıyor. Gücünün, stratejiden değil disiplinden geldiği ve çok iyi sonuçlar elde eden bir Forex yatırımcısını bizzat tanımama rağmen bu konuda size katılıyorum. Ama sanırım kendisi bu konuda bir istisna. Başarılı bir yatırım için, iyi bir stratejiye ve o stratejiyi uygulayacak disiplininiz olması gerektiğini düşünüyorum.
Duygular, duygular, duygular…
Yatırım, duygularla doludur, piyasanın hareketleri duygulara dayalıdır. Alış veya satış için gösterdiğimiz acele bazen planlarımızın üzerine çıkar. Ve daha sonra kendimize “Neden böyle bir şey yaptım ki?” diye sorarız. Çok hazırlıklı değilken piyasaya girmemizi sağlayan ve tamamen farklı fiyatlarda çıkmamızı sağlayan; planlarımızla tamamen zıt düşen ne? Bunun altında yatan iki temel faktör olduğunu düşünüyorum: açgözlülük ve korku.
Açgözlülük: Daha çok istiyoruz! Piyasa beklentimiz yönünde gittikçe, bu durumun uzun süreli olacağına inanıyoruz. Herşeyin değiştiğini unutuyoruz.
Korku: Karlı bir hareketi kaçırmaktan veya para kaybetmekten korkuyoruz. Korku ve açgözlülük bizi ele geçirdiğinde ise, elde ettiğimiz sonuçlar son derece istikrarsız oluyor. Daha da kötüsü, en güçlü olduğumuz nokta para yönetimi değilse (duygusal yatırımcıların en zayıf noktası genellikle para yönetimidir), kendimizi yatırımcı olarak görmeye başlamadan önce ayırdığımız parayı kısa süre içinde tüketmiş oluruz.
Duygularınızı yenme konusunda size birkaç çözüm vereceğim.
Önce yatırım stratejisinden başlayalım. Eminim herkesin bir yatırım stratejisi vardır. Eğer yoksa, işte size ilk tavsiye: hemen bir yatırım stratejisi bulun. Strateji belirlemeden milyonlar kazanmaya” başlamayın. Peki yatırım stratejinizi nasıl ve nereden bulacaksınız? Kitapçılardan, dergilerden ve internetten bulabilirsiniz. Sayısız strateji bulacağınızdan kuşkunuz olmasın. Bu stratejileri inceleyerek size en uygun olanı seçin. Her seferde tek bir strateji belirleyin. Bir seferde altı strateji kullanmayın çünkü aklınız karışabilir.
Diyelim bir stratejiniz var. Şimdi size bir sorum olacak: Yatırım stratejiniz ve kurallarınız nerede? Aklınızda mı, bilgisayarda mı yoksa kağıt üzerinde mi? Verebileceğiniz en kötü yanıt, stratejinizin aklınızda olması. İşte size ikinci tavsiyem – tembellik yapmayın ve stratejinizi temiz bir kağıda yazın. Stratejinizin tamamını yazın; işlemlere nereden gireceğiniz ve nerede çıkacağınız konusunda net olun. Planınızı veya stratejinizi yazmak apayrı bir tartışma konusu olduğundan şimdilik bu konuya değinmeyeceğim. Vereceğim tavsiye sadece kurallarınızı, planlarınızı ve stratejilerinizi YAZMAK.
Bir sonraki adım, plan veya stratejinin uygulanması olacaktır. İlk başta kulağa çok basit gelebilir. Fiyatı görürsünüz, hangi fiyattan alım yapacağınızı, nereden kar alacağınızı ve pozisyonunuzu nereden kapatacağınızı zaten biliyorsunuz. Harika, o zaman hiç durmadan stratejinizi uygulayın. Pekala, işin gerçeği piyasa sizin planlarınızı bilmiyor ve daha da kötüsü piyasa kesinlikle kendi hayatınızı yaşıyor ve sizin paranız piyasanın umrunda bile değil. Biraz daha ilerlemeden önce sıradaki tavsiyemi vereceğim: Durun ve düşünün. Gerçekten yatırımcı olmak istiyor musunuz? Zararlarınızı kabul etmeye hazır mısınız? Eğer cevabınız evet ise, işleme girmeden önce size ilginç bir önerim daha olacak:
Sessiz bir yer bulun ve kendinize bir söz verin: “Yatırım planını uygulayacağım ve hareketlerimin sonuçlarını da kabul edeceğim.” Hiç kayıp vermeden planınızı uygulamaya başlayana kadar bu cümleyi her gün dua eder gibi tekrarlayın. Kendinizi, ne yapacağınızı bilemediğiniz bir durumda bulunca da bu cümleyi tekrarlayın. Disiplininizi güçlendirmeye yardım edecek. Yaptığınız her hareketin, tamamen sizin sorumluluğunuz olduğunu kendi kendinize tekrar etmek, kayıplarınız ve hatalarınızın kimsenin suçu olmadığını fark etmenizi sağlayacaktır. Suçlu ya da sorumlu sadece sizsiniz. Ancak bu noktada kendinizi suçlamamanız da son derece önemli. Suçlama, çok basit ama zayıf bir noktadır. Ayrıca da işlemlerinizi etkileyen duygular arasında yer alır. Kendinizi suçlamak yerine, hatalarınızı analiz edin. Belki de yatırım stratejinizi veya planınızı geliştirebilirsiniz. Ve bulduklarınızı bir kağıda yazın. Hareketlerinizdeki hatayı veya stratejinizdeki deliği gördüğünüzde ise, bir sonraki sefere aynı hatayı tekrarlamayarak stratejinizi geliştirin.
Kendi kendinize “Yatırım planımı uygulayacağım…” diyerek, oluşturduğunuz planı kendinize sürekli hatırlatmış oluyorsunuz ve en azından bir göz atıyorsunuz. Kesinlikle bir an bile olsa aklınıza gelmesi son derece mantıklı.
Planımız olsa bile, zararları realize etmek son derece zor bunu biliyorum. Ama umut etmeyi seviyor ve mucizelerin gerçek olduğuna inanmak istiyoruz. Ama aynı zamanda da, başarılı bir yatırımcı sadece planını uygular, başarısız olan ise umut eder. Zararınızı realize etmekten korkmayın. Tek bir kayıp yaşamak dünyanın sonu değildir. Hatta arka arkaya birkaç kayıp yaşamak da dünyanın sonu değildir. Eğer stratejinizin çalışacağına inanıyorsanız, bağlı kalmaya devam edin; kısa süre içinde olumlu sonuçlar alacaksınız. Ancak zihinsel kayıplarla nasıl başa çıkacaksınız?
Diğer öğüdüm, her gün fiziksel egzersiz için zaman yaratın çünkü egzersiz yapmak kendinizi daha iyi hissetmenize yardım eder. Ekranın karşısında oturup: "Bunu yapabilirim, yapmak zorundayım...” demeyin. İnsan vücudu hareketi sever ve hareket ettikçe rahatlar. Ekran karşısından uzaklaşmaktan korkmayın. Piyasa hakkında çok fazla düşünmeyin. Piyasalar dışında da bir hayat var.
Şimdi duygularınızı yenmeniz için birkaç tavsiyem olacak ama bence bunlar en önemli olanlar. Durumlar üzerinde konuşmadık; örneğin bir kayıp sonrasında insan piyasaya geri dönmek ve kara geçmek (genellikle diğer bir kayba neden olsa da) için önlenemez bir istek duyarız. Ve bu duyguların neden ortaya çıkma nedenlerini hiç düşünmeyiz. Düşünceme göre, bu son derece önemli ancak şu gerçeği fark etmek daha da önemli: duygular, hayatımızın bir parçası, neden olduğunu ve başarıya giden yolda onlarla başa çıkmanın daha önemli olduğunu fark etmeliyiz. Farklı durumlar karşısında nasıl davrandığım konusundaki görüşlerimi paylaşabilirim ama bu konu o kadar geniş ki, doğrudan soru sormayı gerektiriyor.
Kaynak: Tomas Cedavicius